SES KARTINDA BİLMENİZ GEREKENLER

WaveTable: Eskiden hemen tüm sistemlerde ve ucuz PC satacağım diye direnen satıcıların bile kullandıkları eski ses kartlarında, sayısal ses verilerini işlemeye yarayan bir FM synthesizer vardır. 1970’lerin teknolojisi olan FM(Frequency Modulation) sonraları Yamaha tarafından geliştirilmiş ve ortaya FM OPL3 Synthsiser yongası çıkmıştı, çok uzun yıllar özellikle oyun dünyasının bir numaralı ses elemanı olan OPL3 o dönemde akustik ve elektronik enstrüman seslerinin maksimum alınabilmesi için en yaygın yoldu. Tabii bu hoşnutluk önemli oranda da beklentilerin kısıtlı olmasından kaynaklanıyordu. Zaman içerisinde özellikle oyunların gelişmesiyle yerini WaveTable Synthesis’e bıraktı. WaveTable, FM’in tersine ses yaratmak için modülatörler kullanmıyor bunu yerine enstrümanların gerçek seslerinin kaydedilmiş örneklerini kullanıyor. ISA veri yolunu kullanan ses kartları bu örnekleri kendi ROM’larynda saklarken PCI yuvasını kullananlar sistem RAM’ inin belli kısmını bu saklama işlemi için istiyorlar. Bu örneklemelerin boyutları ne denli büyük olursa elde edilecek ses de o denli kaliteli olacaktır. ISA kartların dezavantajlarından biri de işte bu bellek sorunu. Hatta daha çok ses saklanabilmesini sağlayan WaveTable Daughterboard (ek wavetable kartı) bağlantılarının hemen her 16 bit kart üzerinde bulunmasının sebebi de bu.

 

DSP: Kartın ses üreticisi aslında DSP (Digital Signal Processor), yani sayısal sinyal işlemcisidir. DSP gerekli notaları Wavetable belleğin değişik bölgelerinden değişik hızlarda okuyarak müziğin ya da sesin ortaya çıkmasını sağlar. Bu DSP’nin işleme gücüne göre aynı anda çalabileceği maksimum ses sayısı da Polyphony’si olarak tanımlanır. Ses kartlarının sonunda bulunan 32, 64 hatta 128 gibi sayılar o kartın polyphony’sidir. Örneğin, SoundBlaster PCI64 kartı, sanılanın ve yaygın kanaatin aksine 64 bit veri işlemez, 64 sesi aynı anda verebilme kapasitesinde bir kart olduğunu ifade edilmek için sonuna 64 ibaresi eklenmiştir.

 

MIDI: Her ne kadar PC’de MIDI dosyalar dinlemek artık iyiden iyiye popülaritesini kaybetse de MIDI (Musical Instrument Digital Interface) her ses kartının vazgeçilmez bir öğesi, enstrümanların kendi aralarında anlaşabilmelerini sağlayan bir standarttır. Bugün hemen her ses kartının joystick bağlantısından MIDI aygıtları bağlanabilmekte. MIDI ilk icat olduğunda müzisyenler ellerinde hangi MIDI enstrüman varsa onunla bir takım arajmanlar yapıyordu. Ancak iş başka synthesiser’da dinlenmeye gelince aynı sesler alınamıyordu. Çünkü, her synth yapımcısı enstrümanlara kafasına göre program numarası veriyordu. Böylece orjinali piyano olarak kaydedilen bir ses, bir başka synth’de sözgelimi klarnet olarak duyuluyordu. İşin uzmanları bunu da bir standarda bağlayıp bir enstrüman haritası çıkardılar, adını da General MIDI koydular. Ses kartının kalitesindeki önemli etkenlerden biri de işte bu General MIDI enstrümanlarını orjinaline ne denli yakın çalabildiğidir.

 

VERİ YOLU: Yukarıda ISA’nın yerine PCI kullanılmasının önemli sebeplerinden biri olarak PCI ses kartlarının WaveTable için sistem belleğini kullanmasını anlatmıştık. Aslına bakılacak olursa, çok daha önemli bir neden daha ver. O da bant genişliği. ISA veri yolu teorik olarak maksimum 8 MBps (saniyede 8 Mb) veri aktarabilirken bu rakam PCI’da 132 MBps’a yükseliyor. Doğal olarak ISA’nın sadece 16 kanal kapasitesi de ortadan kalkmış oluyor. Bugünün 32 hatta 64 kanal kullanabilen uygulamaları göz önüne alındığında PCI veri yolunu kullanan ses kartlarının farklılığı da ortaya çıkmış oluyor. Haliyle veri hızı bu denli yüksek olunca da 3 boyutlu ses ya da çoklu kaynaklardan gelen ses verilerini işlemek gibi gelişmiş özelliklerde rahatlıkla kullanılabiliyor.

 

DİJİTAL SES Nedir?: CD-ROM’unuzda müzik CD’leri çalabilmek için bildiğiniz gibi sürücünün arkasğndaki analog line çıkışından ses kartının üzerindeki line girişine bir bağlantı yapılır. İşte bu bağlantı analog olduğundan dolayı dış dünya etkilerine, mesela PC’nizin güç kaynağı etkilerine açıktır. Bu sebepten (anten gibi davranan bağlantı yüzünden) sinyal kaybı ya da acayip sesler olasıdır. Dijital (sayısal) bağlantı kullandığınız takdirde ise dış etkilerden etkilenmezsiniz, çünkü veriler sayısal ortamda akıp gitmektedir. Günümüzde özellikle temiz kayıt isteyenlerin kullandığı dijital bağlantının en önemli öğesi SPDIF çıkış/girişidir.

 

SPDIF Nedir?: Spee-deef olarak telaffuz edilen SPDIF’in açılımı Sony/Philips Digital Interface’dir. Philips ve Sony tarafından geliştirilen bu arabirim ile CD Player , DAT gibi kaynaklardan sayısal veri aktarımı kayıpsız yapılabilir. Bu kayıpsız veri aktarımı sayesinde de özellikle DVD gibi dijital ses barındıran medyalardan daha iyi sonuç alabilir.

 

TAD: Kimi ses kartlarının üzerinde TAD girişi bulunur. TAD’yn anlamı Telephone Answering Device’dır. Voice özellikli dahili modemlerin çoğunda bu bağlantıyı gerçekleştirebilirsiniz.

 

AUX:  Yine ses kartlarında bulunan bir giriş. Aslında passthough demek daha doğru, çünkü kendisi üzerinden MPEG, TV ya da radyo kartlarının sesi iletilebiliyor.

 

Ses Kartı Teknolojisi           Ses Kartı Seçimi                                  Ses Sentezleri       

Ses Normları                       Ses Kartları Nerelerde Kullanılır?        Ses Kartı Standartları  

2000 Yılında Ses                Windows 95'te Ses Tanımları              3-D Ses Teknolojisi  

3 Boyutlu Ses Nedir?           PC'den Berrak Ses                             Ses Kartları Optimizasyonu    

3-D Ses Teknolojilerinin Karşılaştırılması        Ses Kartında Bilmeniz Gerekenler

WB01337_9.gif (904 bytes)